Fanarqatar Üniversiteleri

Eğitim Portal Sitesi

Pazar

19

Nisan 2015

0

COMMENTS

‘Sosyal medya yaşlılara iyi geliyor’

Written by , Posted in Genel

İngiltere’nin Exeter Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, sosyal medyayı kullanan yaşlılar kullanmayanlara oranla daha az sağlık sorunu yaşıyor. Uzmanlar, bu durumun sosyal medyanın kişileri sosyalleştirmesi sayesinde gerçekleştiğini iddia ediyor.

ingiltere’de yapılan bir araştırmanın sonuçları oldukça belirgin. ihtiyar kişiler üstünde araştırma yapan bilim insanları, sosyal medya sitelerini kullananların sıhhat odaklı daha az sıkıntı yaşadıklarını iddia etti.

ingiltere’nin Exeter üniversitesi’nde vazife saha bir küme bilim insanı, 65 yaşından büyük 31 şahıs üstünde bir deney yaptı. Araştırmacılar, bu deneyin sonucunda Facebook ve Twitter bunun gibi sosyal medya sitelerini kullanan yaşlıların sağlık durumlarının kullanmayanlara oranla daha iyi olduğunu saptadı.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan uzmanlar, sosyal medya sitelerinin yaşlıları sosyalleştirdiğini ve güven verdiğini, bunun da yaşlıların sağlık durumunun iyi olmasına neden olduğunu düşünüyor.

Avrupa Birliği yönünden finanse edilen araştırmanın lideri Dr Thomas Morton, yalnızlığın izolasyona sebep olduğunu ve bu durumun yaşlıların sağlık durumunu olumsuz yönde etkilediğini iddia etti.

“insan sosyal bir hayvandır ve bu tarz siteler üzerinden sosyalleşen kişilerin çıkarlarını daha iyi hissetmeleri bizim açımızdan sürpriz olmadı” ifadelerini kullanan Morton, sosyal anlamda izole olmuş şahısda daha sık sıhhat derdi gözlemlediklerini sözlerine ekledi.

Pazar

19

Nisan 2015

0

COMMENTS

Evlilikleri zora sokan virüs: Sosyal medya

Written by , Posted in Genel

Sosyal medya bağımlılığı evlilikleri zora sokuyor.

Evlilik ve Aile Danışmanları Derneği Başkanı Psikolojik Danışman Ferhan Bıçakçılar, evlilikleri zora sokan virüslerden birinin teknoloji ve sosyal medyaya bağımlılık olduğunu belirterek, \”Evliliğiniz kötü gidiyorsa sosyal medyadan uzak durmalısınız, ilişkinize virüs bulaştırırsınız\” uyarısında bulundu.

özel Aile Danışma Merkezleri idare Kurulu Başkanlığını da yürüten Bıçakçılar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda hem çift hem de aile terapisi için daha çok bireyin başvuruda bulunduğunu söyledi.

Duyguları önemsemek, dinlemek, fikirlere saygılı olmak, beraberliğe inanmak ve çözümü hedeflemenin iyi evlilik için esas kurallar olduğuna dikkati çeken Bıçakçılar, genelleme yapmak, akıl okumaya çalışmak, rekabet, tehdit, geçiştirmek, alaya almak ve sorunları geçiştirmeyi ise evliliğe ziyan verici virüsler olarak nitelendirdi.

Son zamanlarda evliliğe zarar veren bir diğer virüsün ise teknoloji, sosyal medya ve akıllı telefon bağımlılığı olduğunu kaydeden Bıçakçılar, \”Evliliğiniz kötü gidiyorsa sosyal medyadan uzak durmalısınız, ilişkinize virüs bulaştırırsınız\” dedi.

Akıllı telefonlar kolaylaştırıyor

ilişkisi kötü giden çiftlerin kendini çökmüş hissettiğini söz eden Ferhan Bıçakçılar, şöyle konuştu:

\” Sosyal medya bağımlıları kendi kırgınlığını, kederini yaşamak yerine önce eski sevgililer sosyal medyada arıyor yada yeni alternatiflere izlemeyi tercih ediyor. Biz aslındasosyal medya meselesinde yasaklayıcı bir zihniyete sahip değiliz ama sizin bağışıklık sisteminiz zayıfladıysa nasıl dinlenmek zorundaysanız ilişkiniz fena gittiğinde de sosyal medya meselesi için dikkatli olmalısınız. eğer iki problemli hanım sosyal medyada duygularını paylaşırsa erkeklere karşı daha kötü tutum geliştirebiliyor ve ya erkek ya da bayan duygularını paylaşırsa bu daha değişik sonuçlara yol açabiliyor.\”

Evliliğinde sıkıntı yaşayanların sosyal medyada daha çok fazla zaman harcamaya başladığını, akıllı telefonların sosyal medyaya erişebilirliği daha basit bir duruma getirdiğini anlatan Bıçakçılar, eşlerin bütün akşamı ellerinde tablet yada telefonlarla geçirdiğini bildirdi.

Sosyal medyanın özel hayatın paylaşıldığı bir piyasa olmaması gerektiğine de belli eden Bıçakçılar, sanal ortamın insanları daha savunmasız hale getirdiğini kaydetti.

Bıçakçılar, sosyal medyanın evlilik sorunlarında bir neden değil, sonuç olduğunu, ilişkisi kötü giden çiftlerin sosyal medyada vakit geçirmeyi tercih ettiğini, eşini gün boyu özleyenlerin ise akıllı telefon, tablet ve bilgisayardan irak durduğunu anlattı.

çift terapisini tercih edenler ekseriyetle 45 ıslak altı

Teknolojik gelişmeler, konforlu yaşam, kentleşmenin bireylerde yalnızlaşma ve yabancılaşmaya neden olduğunu aktaran Bıçakçılar, hanımların en büyük sorununun \”değersizlik\”, erkeklerin ise \”yetersizlik\” duygusu olduğunu açıkladı.

sık stresin de ilişkileri zorladığını ifade eden Ferhan Bıçakçılar, iyi bir evlilik arzu edenler için sıkıntıya katlanabilme ve değer bilmenin anahtar kavramlar olduğunu dile getirmiştir.

çift terapisine daha çok aşırı bayanların ısrarı üzerine 45 ıslak 6 eşlerin katıldığına belli eden Bıçakçılar, \”Bir inşaat işçisi de eşiyle birlikte geldi. baylar biraz daha zor geliyor. Erkek bu durumu yetersizlikmiş benzeri algılıyor, \`biz hallederiz\` diyor. fakat evlilik ve aile danışmanlığı hiç kimse için tehlikeli bir şey değildir\” diye konuştu.

Cumartesi

18

Nisan 2015

0

COMMENTS

Bakan Işık yerli otomobil sinyali verdi!

Written by , Posted in Genel

Sakarya’da katıldığı ilçe kongresinde muhalefete yüklenen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobil konusunda önümüzdeki dönemde müjdeleri peş peşe vermek istediklerini söyledi.

AK Parti Adapazarı ilçe Başkanlığı 5. Olağan Kongresi Orhan Gazi Kültür Merkezi\`nde bilim, endüstri ve Teknoloji Bakanı Fikri fer\`ın katılımıyla geçekleşti. Gerçekleştirilen kongreye, AK Parti istanbul mebus ve Sakarya Koordinatörü Osman Boyraz, AK Parti il Başkanı Recep Uncuoğlu, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu\`nun yanı sıra ilçe belediye başkanları, ilçe teşkilat başkanları, idare kurulu üyeleri ve çok sayıda partili katıldı.

çALışMADAN BiR şEY ELDE EDiLMiYOR

Yapılan konuşmaların ardından kürsüye çıkan bilim, sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri ışık, AK Parti\`nin çalıştığı için 12 yıldır iktidarda olduğunu belirterek, \”çalışmadan bir şey elde edilmiyor. eğer bugün islam Dünyası\`nın son 300 yılında bir gerilik varsa, bir arka kalmışlık varsa bunu bilin ki en esas sebebi, yeteri kadar çalışmamasıdır. Onun için memleketimiz\`de çalışmanın ve emeğin değerini düşürecek hiç bir şeyin altına imza atmıyoruz. Elbette fakirimize, fukaramıza sahip çıkıyoruz. lakin onların çalışmasını engelleyecek politikalara da özellikle izin vermemenin gayreti içerisindeyiz. çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız.. AK Parti çalıştığı için bugün 12 yıldır iktidarda, CHP\`de yattığı için 12 yıldır muhalefette. eğer böyle giderlerse, bu şekilde giderlerse dikkat çekici bir süre sonra ana muhalefet olma özelliklerini de kaybedebilirler\” ifadelerini kullandı.

temel öNCELiğiMiZ üRETiM

Bakan ışık, konuşmasının devamında, \”Hedeflerimiz için yeni bir sıçrama yapmak durumundayız. Bununla ilgili Sayın Başbakanımız 25 adet ekonomide yapısal dönüşüm programını açıkladı, bunun 9 tanesini açıkladı. Burada 3 temel önceliğimiz var; \`üretim, üretim, üretim..\` önce üretim yapılmaksızın bu hedefleri gerçekleştiremeyiz. lakin üretimde de 3 esas önceliğimiz var. Yerli üretim, ölçek bazında yerli olarak ne üretebiliyorsak ülkemiz\`de üreteceğiz inşallah. ikinci esas önceliğimiz yenilikçi üretim bundan sonra Ar-ge ve inovasyona dayalı katma kıymeti yüksek nitelikli ürünler üreterek bu hedeflere ulaşabiliriz. Bunun için her türlü gayreti gösteriyoruz. Bölgemizin en önemli önceliklerden olmasını düşündüğüm üçüncü önceliğimiz de yeşil üretim. üretim yaparken kişiye saygılı olacağız. işçi sağlığını, meslek güvenliğini bir kenara bırakarak üretim yapamayız. yada üretim yaparken havayı, suyu, toprağı kirleterek üretim yapmayacağız, bunun adı da yeşil üretim. işte bu üç temel öncelik çerçevesinde yeni bir sıçramayı inşallah üretimde de yapacağız. Tabi üretim ve sıçrama diyince Sakarya\`nın zikredilmemesi büyük bir haksızlık olur\” diye konuştu.

1960\`TA TRENi KAçıRDıK

önümüzdeki devre içinde yerli otomobil meselesinde müjdeleri peş peşe vermek istediklerini ifade eden fer, \”inanıyorum ki memleketimiz\`nin bu yeni sıçrama dönemini lokomatif şehirlerinden bir tanesi, belki de en önemlilerinden birisi Sakarya olacak. memleketimiz bundan sonra kendi milli imkanlarıyla hızlı trenini geliştiren bir yurt oldu. katar diyince akla ilk gelen belde Sakarya\`dır. Hızlı şimendifer diyince de akla ilk gelen şey Sakarya olacak. tıpkı şekilde yerli otomotivi çok yoğun bir biçimde çalışıyoruz. Yerli otomotivi Allah\`ın izniyle yapacağız. şimdiye kadar memleketimiz niye yapamadı derseniz, bir tek cevabı mevcut. Bakın bu yurt 1940\`ların başında tayyare üretti, maalesef bugün bizi her şeyle suçlayan CHP iktidarı o çağda bu adam başımıza bela olur diye yolu, demirağı batırdı ve ülkemiz\`nin uçak sanayini maalesef öldürdü. 1960\`larda memleketimiz yerli otomotivi yaptı fakat çağın iktidarı maalesef ne işiniz mevcut sizin otomobille, biz veririz sizde kullanırsınız mantığına teslim oldu ve 1960\`larda bir treni daha kaçırdık. fakat şimdi Allah\`ın izniyle yerli arabayı üreteceğiz. neden, çünkü siyasi iktidar % arkasında. inşallah bu otomobilin üretiminde en mühim rollerden bir tanesini de Sakarya üstlenecektir. Sakarya\`yı, memleketimiz\`nin en güçlü olduğu alanlardan bir tanesinde otomotiv sektöründe çok daha güçlendirmek arzumuz ve kararımız var, Sakarya\`nın bu potansiyeli mevcut. bundan sonra Tekirdağ, istanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya burada aşırı kuvvetli bir iş birliği arasında Allah\`ın izniyle memleketimiz\`ye ve Dünya\`ya yeni bir markayı hediye edecek. Bu noktada çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. aynı zamanda Sakarya\`nın geleceğine yönelik üretim açısından çevreye dost seviyesi yüksek teknolojik üretimler hakkında da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. önümüzde ki dönemde inşallah göze çarpan müjdeleri sizlerle peş peşe paylaşmanın gayreti içerisindeyiz. hiçbir Sakaryalı gencimiz yarınla ilgili bir ümitsizlik yaşamasın. tersine şimdiden gençlerimizin niteliğinin arttırılmasına yönelik başta Valiliğimiz, iş-Kur\`umuz, Büyükşehir Belediyemiz, Teşkilatlarımız tüm kurumlarımız endüstri Ticaret Odamız, Sivil cemiyet örgütlerimiz geleceğin gençlerini yetiştirmekle ilgili üniversitemizle birlikte çalışma ve gayretin içerisinde olsun. inancımız o ki ülkemiz bu istikrarını sürdürdükçe göreceksiniz 2017 yılının sonunda önemli bir sıçramayı yapmış olacak. fakat 2023\`de de Allah\`ın izniyle Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. Yılında da ortaya koyduğumuz hedefleri gerçekleştirmiş ve yeni hedeflere yelken açmış bir yurt olarak yoluna devam edecek. Ne mutlu ülkenin bu gelişimine, bu büyümesine, bu kalkınmasına katkı veren örgüt mensubu olmak, ne mesut bize\” dedi.

Cumartesi

18

Nisan 2015

0

COMMENTS

14. İnşaat ve Çevre Sektör Zirvesi

Written by , Posted in Genel

MÜSİAD İnşaat Sektör Kurulu Başkanı Özdemir: – “2014’ün üçüncü çeyreğinde konut satışları 2013’ün üçüncü çeyreğini geçti”

bağımsız Sanayici ve işadamları Derneği (MüSiAD) yapı saha Kurulu Başkanı Burhan özdemir, 2014\`şöhret üçüncü çeyreğinde konut satışlarının 2013\`şöhret üçüncü çeyreğine göre arttığını bildirdi.

özdemir, Antalya\`daki Latanya City Hotel\`da düzenlenen 14. inşaat ve çevre sektör Zirvesi\`nde yaptığı konuşmada, konut sektöründe 2013 yılının ülkemiz için bir rekor yılı olduğunu söyledi. özdemir, geçen sene 1 milyon 157 bin konut satıldığını, 2010, 2011, 2012 yıllarında satışların 600-700 binler civarında gerçekleştiğini kaydetti.

Geçen yıl mühim bir sıçrama yaşandığına işaret eden özdemir, \”Bunu ülkemize yapılan yabancı yatırımlara, genç nüfusumuza, zerzele gerçeğine ve coğrafyamıza bağlıyoruz\” dedi. Konut konusu için ülke dışından çok talep aldıklarını dile getiren özdemir, şöyle konuştu:

\”Bu talep Ankara, istanbul, izmir, Antalya\`da hissediliyor. bu piyasanın durumu iyiye gidiyor. yalnızca 2014 yılının ilk yarısında 17 ve 25 Aralık girişimleri dolayısıyla ülkemiz ekonomik çalkantıya sürüklenmek istendi. Bu sebeple o dönem dolar yükseldi. Kredi faizleri yükseldi. Söz konusu sebeplerle konut satışında azalma oldu. Normalde yüzde 40\`larda seyreden kredili alımlar yüzde 28\`lere kadar geriledi. Nisandan sonra piyasalar risk alma ve kazanç yapma meselesinde cesaretlendi. Yatırımcı alıcılar yine devreye girdi. 2014\`şöhret üçüncü çeyreğinde konut satışları 2013\`şöhret üçüncü çeyreğini geçti. Satışların 2014 yılını 2013 yılının çok az gerisinde yüzde 1,5-2\`lerde tamamlayacağı görülüyor. Bu kadar ekonomik ve siyasi çalkantıya karşın çok fazla büyük başarıdır. \”

türkiye\`deki konut talebinin 2008 yılında dünya genelinde yaşanan krizin ardından artışa geçtiğini belirten özdemir, \”türkiye güvenli kazanç limanı haline geldi. özellikle 2013 ve 2014 yıllarında konut sektöründeki talepte çok önemli bir yükseliş var\” dedi.

özdemir\`in konuşmasının ardından Gayrimenkul ve Gayrimenkul kazanç Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkan Yardımcıları Haluk Sur ve Ersun Bayraktaroğlu\`nun konuşmacı şekilde katıldığı \”Dünyada ve türkiye\`de Gayrimenkul yatırım Ortaklıkları\” konulu panel düzenlendi.

doruk bugün sona erecek.

Cuma

17

Nisan 2015

0

COMMENTS

Datacenter Dynamics İstanbul 2014 Konferansı Sektör Temsilcilerine Ne Tür Katkılar Sağlıyor?

Written by , Posted in Genel

Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Datacenter Dyaimcs Konferansı’nda sorularımızı yanıtlayan SOCOMEC Ürün Destek ve Proje Yönetimi M. Burak Özyol, etkinliğin sektöre ve sektör oyuncularına sağladığı katkılardan söz etti.

M. Burak özyol şunları söyledi: önce Datacenter Dynamics sponsor ve katılımcı profilinden ötürü ticari bir fuar etkinliklerinden farklılaşıyor. Burada gerçekte son kullanıcıyla üreticiler bir araya gelerek bilgi paylaşımında bulunuyorlar. Data center alanında çalışanlar burada deneyimlerini paylaşıyor. Hedef kitlemizle buluşarak onlardan arka bildirimler alıyoruz. Dolayısıyla işi sadece ticari gözle değil, piyasaya katkıda bulunma sektörün ihtiyaçlarını belirleme ve son kullanıcı ile sorunsuzca bir ortamda satış ve rekabet kaygısı olmaksızın sorunsuzca bir ortamda görüşme şansı sağlamakta. Data center sektörüne yönelik azami faaliyet diyebilirim.

Cuma

17

Nisan 2015

0

COMMENTS

Ayakkabı Yaz Fuarı Sektörü Memnun Etti

Written by , Posted in Genel

Gelecek Yıl Shoexpo Fuarı adıyla Fuar İzmir’de gerçekleştirilecek olan Ayakkabı Fuarı, İzmir Uluslararası Fuar Alanı’nda Son Kez Düzenlendi.

 

37\`nci pabuç Yaz Fuarı başarı ile sona erdi. Kış mevsiminin soğuk günleri yaşanırken, izmir Uluslararası Fuar piyasası\`nda mevsim yazdı. Ayakkabıcılar, yeni sezon ürünlerini izmir\`de görücüye çıkarırken; kurulan iş bağlantılarıyla 2015 yazını umutla karşıladı.

Fuara yeni bir vizyon kazandırmak için çalışmaların hızla devam ettiği ayakkabı Fuarı, 2015 yılında yepyeni isimle gerçekleştirilecek. Daha çok aşırı katılımcı ve ziyaretçiyi bir araya getirecek ve memleketimiz\`nin en büyük ve en çağdaş fuar kompleksine taşınacak olan izmir ayakkabı, çanta ve Aksesuarları Fuarı; 2015 yılında SHOEXPO Fuarı olarak FUAR iZMiR\`de organize edilecek. 14 – 17 Eylül 2015 tarihlerinde düzenlenecek SHOEXPO – 38. pabuç ve çanta Fuarı\`nın ilk tanıtımı da 37. ayakkabı Yaz Fuarı\`nda yapıldı.

FUARA 5 BiN 434 uzman ZiYARETçi GELDi
Dört gün süren ve sadece deneyimli ziyaretçiye açık olan etkinliği 5 bin 434 kişi ziyaret etti. Fuar, alım heyeti özelliği taşıyan ziyaretçileriyle dikkat çekerken, izmir dışı ziyaretçide ilk sırayı istanbul aldı. istanbul\`u, Manisa ve Ankara izledi. Fuar, ülkemiz\`nin 61 şehrinden gelen piyasa temsilcisinin yanısıra 33 ülkeden gelen yabancı ziyaretçisi ile alanı memnun etti. ayakkabı Yaz Fuarı yabancı ziyaretçi açısından en çok merakı Cezayir, Suriye ve Filistin\`den gördü.

61 iLDEN ZiYARETçi
Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bolu, Bursa, çanakkale, çankırı, çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hatay, ığdır, ısparta, istanbul, izmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Sivas, Siirt, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Uşak, Van, Yozgat, Zonguldak\`şafak gelen sektör temsilcilerinin ziyaret ettiği fuarda yurtiçi ve yurtdışı ticari bağlantılar kuruldu.

33 üLKEDEN ZiYARETçi
Almanya, Arnavutluk, Avustralya, Azerbaycan, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Cezayir, çin, Danimarka, Filistin, Gambiya, Gürcistan, uzak, iran, israil, isveç, Kıbrıs, Kırgızistan, Kosova, Kuveyt, Lübnan, Makedonya, Mısır, Moğalistan, Norveç, Polonya, Rusya, Suriye, Suudi Arabistan, şili, Tunus, ürdün, Yunanistan\`dan profesyonel ziyaretçi izmir\`e geldi.

121 kuruluş KATıLDı
11 – 14 Aralık 2014 tarihleri içinde 11 bin metrekare alan üzerinde düzenlenen sektör temsilcilerinin büyük memnuniyetle ayrıldığı fuara, ülkemizin 8 değişik ilinden Ankara, Bursa, Gaziantep, istanbul, izmir, Manisa, Konya ve Trabzon\`dan 121 kuruluş katıldı.

YAZıN MODASıNA DAiR iPUçLARı
2015 yılının ayakkabı, çanta yaz modelleri sergilendiği Fuar\`da; erkek-hanım, çocuk ayakkabı modelleri, spor pabuç modelleri, terlik, çanta, bavul, cüzdan ve kemer tasarımları yer aldı. ayakkabı Yaz Fuarı istikbal sezonun pabuç modasına yönelik ipuçları verdi. Yaz mevsiminde hanım ayakkabılarında melek ve çiçek figürlü taşlı sandaletlerin gözde olabileceği, renkli dolgu topukların dikkat çektiği görüldü. Fuarda dikkat çeken bir öteki ayakkabı modeli ise alacalı renkli erkek ayakkabıları oldu. Renk alternatiflerinde yazın vazgeçilmez renkleri beyaz tonlarının yanısıra hardal sarısı, fuşya, yeşil, mavi, bordo\`nun sıkça kullanıldığı gözlendi.

izmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde izmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat işleri Tic. A.ş. (iZFAş) sebebi ile gerçekleştirilen 37\`nci izmir ayakkabı, çanta ve Aksesuarları Fuarı, izmir Ayakkabıcılar Odası, Ege pabuç Sanayicileri Derneği (EGEAYSAD) ve izmir Ayakkabıcılar Derneği (iZADER) işbirliğinde düzenlendi.

Perşembe

16

Nisan 2015

0

COMMENTS

Sektör 5 yıldır büyümüyor

Written by , Posted in Genel

Serbest Telekomünikasyon işletmecileri Derneği (TELKODER) Başkanı Yusuf cet Arıak, \”Elektronik haberleşme sahası son 5 yıldır büyümüyor, saha cirosu bu sene 16 milyar doların altına düşecek\” dedi. Fiber altyapının güçlü olması için ise \`Geçiş Hakkı\” ve \”Tesis Paylaşımı\”nın çok aşırı büyük ciddiyet taşıdığını vurgulayan Arıak, \”Geçiş Hakkı Yönetmeliği Bakanlık sebebi ile yayınlandı ama burada tanım edilen uygulama maalesef çalışmıyor. Bu Yönetmeliğin kısa sürede değiştirilmesini ve yaşanan problemlerin kısa zamanda çözülmesini bekliyoruz\” dedi. OTT konusuna da değinen Arıak, yükümlülüklerini yerine getiren şirketlerin, vergi vermeyen ve TiB\`e sorumluluğu bulunmayan Google, Facebook, Skype bunun gibi uluslararası kuruluşlar karşısında çok aşırı vergi, çok fazla denetim altında kalmaması gerektiğini belirtti.

Perşembe

16

Nisan 2015

0

COMMENTS

Özel sektör yatırımı durdurdu

Written by , Posted in Genel

Yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin yüzde 1,7 ile beklenenin altında kalmasında, özel sektör yatırımların durması etkili oldu. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Fatih özatay, hukukun üstünlüğü ve mahkeme kararlarına güvenin azalmasının, girişimcide üretime yönelik yatırım yapma hevesini azalttığını anlatım etti.
Yılın üçüncü çeyreğinde büyümede meydana gelen şok düşüşte, hususi saha yatırımlarının durma noktasına gelmesinin etkisi büyük oldu. Büyümeyi ilk çeyrekte 0,üç, ikinci çeyrekte 0,9 puan aşağı çeken hususi piyasa yatırımları, üçüncü çeyrekte yüzde ‘0’ büyüdü. Ekonomistler, üçüncü çeyrek gelişme rakamlarıyla son iki yılın en fena performansını sergileyen Türkiye’nin düştüğü durumun son bir yılda yaşananlarla ilgili olduğu görüşünde.

ülkemiz istatistik Kurumu’nun (TüiK) verilerine göre türkiye, bu yılın üçüncü çeyreğinde son iki yılın en kötü gelişme performansını ortaya koydu ve bir önceki yılın tıpkı zamanına kıyasla yüzde 1,7 büyüyebildi. Bu şok düşüşün arkasında yatan ana sebep ise yatırımlardaki azalış. Bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın tıpkı zamanına göre yüzde 3,altı küçülen ve büyümeyi 0,8 puan aşağıya çeken özel yatırımlar, üçüncü çeyrekte yüzde sıfır büyüdü ve büyümeye hiç katkı sağlamadı. Türkiye’nin yatırıma maksimum ihtiyacı bulunduğu bu çağda yurtdışına kaçan Türk sermayesi bir yılda yüzde 123 arttı ve bu yılın 9 ayında 4,4 milyar dolar kaçtı. Konuyu geçtiğimiz günlerdeki yazısında tablolarla ortaya koyan eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı, TEPAV Finans Enstitüsü Direktörü Fatih özatay, son 7 yılda ‘kırılgan beşli’deki en kötü özel piyasa kazanç performansını Türkiye’nin sergilediğini ve bunun ana sebebinin küresel kriz ve sonrasında yaşananlar olmadığını kaydetti. özatay’a göre, etkili olan neden, hukukun üstünlüğü ilkesine koyu gölgelerin düştüğü bir ülkede üretime yönelik yatırım yapma hevesinin azalması, mahkeme kararlarına güvenin dibe vurmasının üretime yönelik yatırım yapabilecek potansiyeli olanlara olumsuz mesaj vermesi.

“Avrupa Birliği’ne (onun temsil ettiği demokratik değerlere) sırtını döndüğü imajı giderek daha çok yaygınlaşan, onun yerine dikta rejimlerinin ağır bastığı ‘şanghay Beşlisi’ne yüzünü dönmeye çalışan bir yurt kazanç yapılabilir bir ülke midir?” diye soran özatay’a göre yabancı yatırımcılar, bu gelişmelerin yaşandığı bir ülkeye parasını yatırıp üretim tesisi kuracağına, yatırımlarını öteki bir ülkeye yapar. Parasını getiren de üretime değil, kısa vadede parasına para katmak için finansal araçlara yönelir. Asıl dikkate alınması gerekenler özatay’a göre de yerli yatırımcılar.

iki yıldır düşüş eğilimi sürüyor

Dünkü yazısında da gelişme konusuna devam eden özatay, “Sürpriz yoktur. özel kazanç harcamaları üçüncü çeyrekte gene bir artış göstermedi. üstelik yapı değil de makine ve teçhizat yatırımları dikkate alınırsa bir yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla azalıyor hususi yatırım harcamaları. Yılın ilk 3 çeyreği bir bütün olarak incelendiğinde ise yüzde 1,altı oranında azalış var her iki kalemin toplamında. 2012’nin başından bu güne gözlenen düşüş eğilimi sürüyor; ati yıllardaki gelişme potansiyelimiz açısından iyi değil.” ifadelerini kullandı. Konuyu Zaman’a değerlendiren Süleyman şah üniversitesi ekonomi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Macit, Türkiye’nin 2012 yılına kadar hızlı büyüdüğünü, lakin bunun yüzde yüz iç talep odaklı olduğunu kaydetti. Macit, şu değerlendirmeyi yaptı: “ekonomi özellikle ara mülkü ve kapital mallarında önemli manada net ithalatçı konumuna geldi. Bugün cari açığın ana sebebi olarak enerjide dışa bağımlılık gösteriliyor fakat iktisat kimyasal maddeler ve ürünler, rafine edilmiş petrol ürünleri, ana madeni endüstri ve makine ve teçhizat gibi ara mülkü ve anamal mallarında da 50 milyar doların üzerinde net ithalatçı konumunda bulunuyor.”

80 milyona yaklaşan nüfusa sahip bir ülkenin temel sanayide dışa bağımlı gelişme ve istihdamı kalıcı şekilde artırmasının zor göründüğünü anlatım eden Macit, “Bu bölgelerde mühim biçimde yatırım yapılması ihtiyacı ortaya çıkmış olmaktadır. Yatırımların yapılması için de uygun teşviklerin ve yatırımcı dostu bir ortamın oluşturulması aşırı büyük ciddiyet arz etmektedir. Bizimle benzer kategoride olan ülkeler üretime yönelik yatırımlarda mühim teşvikler ortaya koyarken Türkiye’nin bu yarışta geride kalmaması için yapısal tedbirleri hızlıca ortaya koyması gerekebilir.” ifadelerini kullandı.

Çarşamba

15

Nisan 2015

0

COMMENTS

Otomotiv sektörü ipten dönmüş

Written by , Posted in Genel

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, 6 Şubat’ta torba kanuna eklenen bir maddeyle ekonominin lokomotifi olan otomotiv sektörü tamamen iflas noktasına gelmiş. 6 Ağustos’tan itibaren Türkiye’de üretilen tüm minibüs, midibüs ve otobüslerin engelli erişimine uygun hale getirilmesini öngören bu madde son dakikada dönemin Başbakanı Erdoğan tarafından kanundan çıkarttırılmış.

YıLDA 20 milyar doları aşan dışsatım geliri, 1.2 milyon adedi aşan üretim ve 230 bini aşan istihdamla memleketimiz ekonomisinin lokomotifi olan otomotiv sektörü, bugün Avrupa\`da hafif ticari araç (kamyonet, panel ve minibüs) üretiminde 1\`inci, otobüs üretiminde ikinci, otomobil üretiminde altı\`ncı sırada yer alıyor ve bu sıralama yeni yatırımlarla hızla artıyor. fakat gelin görün ki kısa süre öncelikle Türk otomotiv endüstri az kalsın iflas bayrağını çekiyormuş. iflas derken gerçekten fabrikalara kilit vurulacak noktaya gelinmiş ve sanayi tabiri caizse direkten dönmüş. Bunu da ben değil Ford Otosan genel Müdürü Haydar Yenigün geçtiğimiz hafta Rusya\`da Cargo üretim anlaşmasıyla ilgili düzenlenen toplantıda söyledi. gerçekte Yenigün\`le konuşmamızda konu ilim, sanayi ve Ticaret Bakanı Fikri ışık\`şafak açılmıştı. Biz otomotiv editörleri şekilde Bakan ışık\`ı eski bakanlar gibi tanımadığımızı, bize biraz uzak durduğundan, görüşmediğinden yakınırken, Yenigün, \”O yönünü bilemem ama otomotiv piyasası olarak kendisini çok başarılı ve etkili buluyoruz. çok fazla zeki biri. En önemlisi sorunlarımızı bir kerede anlayıp çözüm yolu için mücadele veriyor ve sonunda problemi hallediyor\” yorumunu yaptı.

evvela K2\`Yi çöZDü

Bakan ışık\`la daha tanışma fırsatı bulmadığımız ve otomotive ilişkin yaptığı nerdeyse bütün açıklamalarda ağırlıklı şekilde yerli oto gelişimi ve alternatif sistemler üstünde durduğu için Yenigün\`ün söyledikleri bizi şaşırttı. Yenigün, Bakan fer\`ın son devirde 2 kritik kararla endüstrisi adeta ipten aldığını belirterek bunları şöyle sıraladı: \”Biliyorsunuz hafif ticari araç satışları son zamanlarda oldukça büyük darbe görmüştü. Bundaki asıl etken öTV\`nin yüzde on\`dan 15\`e çıkmasından ziyade K2 belgesiydi. Ticari vasıta kullanımı için gereken K2 belgesini almak hem zorlaşmış hem de vergiden daha maliyetli bir hale gelmişti. Bunun etkisiyle hafif ticari vasıta satışlarında çok dramatik düşüşler yaşanmıştı. Bu durumu Fikri fer\`a anlattık ve bize \`Tamam ilgileneceğim\` dedi. Aradan aşırı geçmeden \`işi çözdük\` diye cevap verince açıkçası şaşırdık. Bakan K2 belgesinde gerçekten dediğini yerine getirmiştir ve hem alımını hem de maliyetini düşürdü. Bunun etkisi bu sene kendini gösterdi. Ticari vasıta satışlarında önemli bir sıçrama oldu.\”

SON DAKiKADA ERDOğAN

Haydar Yenigün, Bakan ışık\`ın endüstrisi adeta kapanmaktan kurtarmasının ise bu yılın başında torba kanuna dahil olan bir madde sonrası gerçekleştiğini söyledi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı nedeni ile şubat 2014\`te torba kanuna bir madde eklendiğini kaydeden Yenigün, \”Bu madde ağustos ayından itibaren türkiye\`de satılan tüm minibüs, midibüs ve otobüslerin engelli erişimine uygun şekilde üretilmesini zorunlu duruma getiriyordu. Kuşkusuz özellikle şehir içi yolcu taşımacılığındaki araçların engelliler için uygun olması gerekir ki bu zaten kanunla böyle. piyasa bu konu için duygulu ve belli bir kotasını buna ayırıyor. ama bu yeni yasa üretimin tümünü buna göre değiştirmek anlamına geliyordu. Yani üretim planları, maliyetler ve yatırımlar baştan aşağıya değişmeliydi. Bu ağırlıklı şekilde dışsatım oluşturan sanayi için tamamen imkansızdı. Açıkçası bu madde yürürlüğe girerse, iflas bayrağını çekmek durumunda kalacaktık. bununla birlikte bu maddenin kapsamı daha ilerde tüm araçları kapsayacak biçimde düzenlenmişti. memleketimiz böylece otomotiv üretimindeki tüm gücünü kaybedecekti. Dernekler ve yetkililer bunun için uzun bir zaman mücadele verdi. Bizde Ankara\`ya giderek konuyu Bakan Fikri fer\`a anlattık. Kendisi sıkıntısı bir kerede anladı ve gereken girişimleri yaptı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı\`nı bu madde konusu için vazgeçiremeyince son dakika zamanın Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan\`ın makamına çıkarak durumun ciddiyetini anlatmış. Erdoğan da, \`Olur metre ya böyle bir şey\` diyerek maddeyi yasadan çıkarttırmış. Böylece saha adeta direkten döndü. Bu yüzden Fikri ışık\`ı alan şekilde aşırı takdir ediyoruz.\”

Ağustostan itibaren üretim sona erecekti

HAYDAR Yenigün\`şöhret bu açıklamalarından sonra iki kararla ilgili detayları almak için işin uzmanı olan Otomotiv endüstri Derneği (OSD) genel Sekreteri Ercan Tezer\`i aradım. Tezer, aynı Haydar Yenigün\`şöhret anlattığı bu gibi çok kritik bir süreçten geçildiğini belirterek, \”6 aydan çok uğraştık. aksi durumda sektör aşırı zor halde kalacaktı\” dedi. Tezer, torba kanuna Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı sebebi ile eklenmiş olan maddeyi de şöyle anlattı: \”1 Temmuz 2005 tarih ve 5378 Sayılı Engelliler Kanunu\`na geçici madde ile altı şubat 2014 tarihinde 6518 sayılı kanunun 75\`inci maddesi ile \”Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden altı aylık süreden sonra imal edilen, sürücü koltuğu hariç dokuz ya da daha fazla oturma noktayı olan araçlardan erişilebilir olmayanlara şehir içi ve şehirler arası yolcu atama hizmeti için yetki belgesi, izin yada ruhsat verilmez\” eklemesi yapıldı. Yani kanunun yürürlüğe giriş tarihsel olan 6 şubat 2014\`cilt 6 ay sonra, altı Ağustos 2014\`cilt itibaren engelli erişimini öngören 2001/85/AT teknik mevzuatına göre tekerlekli sandalye ile birlikte engelli bireyin bütün taşımacılık modlarında (şehir içi; şehirlerarası; personel ve öğrenci servisleri ile turizm taşımacılığı) yolcu taşıtlarına erişilmesi zorunlu bir duruma getirildi. aksi halde bu araçlara yolcu nakil hizmeti için yetki belgesi, izin yahut ruhsat verilmeyeceği için direk üretiminin de de sona ermesi gerekiyordu. oysa 2001/85/AT mevzuatı zorunlu şekilde 13 şubat 2009 tarihinden bu yana yalnız şehirci otobüslerde zaten uygulanmaktaydı. Bu mevzuatın sanayimizde üretimi tümü ile sınırlaması itibarı ile on Eylül 2014 tarih ve 6552 sayılı kanunun 144\`üncü Maddesi ile yürürlükten kaldırıldı.\”

1 yıl içinde yeni yönetmelik

OSD genel Sekreteri Ercan Tezer, yürürlükten kaldırılan madde yerine geçici 3\`üncü maddeye 18 Kasım 2014\`te 6567 sayılı kanunda şu paragrafın eklendiğini söyledi: \”Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten sonra üretilen şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacılığı ile servis ve turizm taşımacılığı yapan araçlar dışında şehir içi yolcu atama hizmeti yapan araçlardan erişilebilir olmayanlara yolcu nakil hizmeti için yetki belgesi, izin ve çalışma ruhsatı verilmez. şehirlerarası yolcu nakil hizmeti ile şehir içi servis ve turizm taşımacılığı hizmetinin erişilebilir bir duruma getirilmesi için usul ve esaslar bilim, sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca bu fıkranın yürürlük tarihinden itibaren bir sene içerisinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.\”

K2, 2.281\`den 961 TL\`ye düştü

ERCAN Tezer, K2 belgesinde yapılan değişiklikle ilgili ise şu bilgeleri verdi: \”Zaten tüm hafif ticari araç kullanıcılarının K2 belgesi alması ve bu belgenin sorgulamasına tabi olması son devirde bu tip vasıtaların satışında önemli düşme yaratmıştı. Bunun üstüne söz konusu belgenin fiyatının 2 bin 281 TL\`ye çıkması da satışların bıçak gibi kesilmesini sağlamıştı.K2 belge maliyeti yıllar bazında artmış, 2006 yılında 700 TL iken sürekli artış ile 2.281 TL\`ye kadar ulaşmıştı. K2 belgesinin alınması için gereken bedel, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı nedeni ile Temmuz 2014 sonu itibari ile 961 TL\`ye düşürülünce satışlarda mühim etkilenme kendini gösterdi. lakin bu indirim, K2 vesika yükünü az da olsa düşürmesine karşın yekün vergi yükü halen çok yüksek oranda.\”

Çarşamba

15

Nisan 2015

0

COMMENTS

Gelen turist para harcamalı

Written by , Posted in Genel

SON 10 yılda turizmde dünya ortalamasından 2 kat hızlı büyüyen Türkiye’nin farklılaşması gerektiğini söyleyen Setur Genel Müdürü Üstün Özbey, “Turistler para harcamalı” dedi.

SON zamanlarda turist sayısı ve turizm gelirleri açısından önemli kazanımlar sağlayan Türkiye’nin bundan böyle bu sektörde farklılaşması gerektiğini anlatım eden Setur umumi Müdür üstün özbey, kaliteli ve çok fazla nakit harcayan turist kitlesine henüz ulaşılamadığını dile getirdi. Gelen turist sayısının yüksek olmasının sektör için avantajlı olduğuna değinen özbey, “lakin olumlu tesir için gelen turistlerin para harcama gücünün daha yüksek olması gerekiyor. türkiye; yaz, kış, doğa, spor, kültür, sanat, inanç, gastronomi, kongre turizmi bunun gibi çok aşırı farklı bölgelerde yüksek potansiyele sahip. memleketimizde turizm, bugün olduğundan daha iyi noktalara gelebilir” dedi.

2 KAT gelişme
Türkiye’nin, son 5-10 yıllık çağda dünya ortalamasının yaklaşık 2 sert büyüyerek, dünya turizminde ön plana çıktığına vurgu yapan üstün özbey, “2014’te de piyasanın dışında oluşan türlü olumsuz etkenlere ve kriz dönemlerine rağmen büyüme sürdü. lakin ürün bazında 2014’te hizmet verdiğimiz şirketlerin seyahatlerinde tasarrufa gitmesi, kurumsal rezervasyonlar ve MıCE operasyonlarımızda düşüşe yol açarken, bölgede planlanan turların yapılamaması bireysel rezervasyonları menfi etkiledi” ifadelerini kullandı.

1 MiLYON işLEM
Setur’un, duty free, turizm, marina işletmeciliği ve özel havacılık sektörlerinde faaliyet gösterdiğini söyleyen özbey, “Setur’un turizmde memleket içi ve yurt dışına dönük devir operatörlüğü, ıATA uçak bileti satışı, kongre ve seminer organizasyonları, incoming ve outgoing ve yurt dışı eğitim alanlarında hizmet veriyor. Setur Duty Free, 15 bin metrekareyi aşkın 23 lokasyonda 38 mağazası ile gümrüksüz satış mağazaları işletiyor” dedi. Yolcu ve yolcu başına ciro artış oranlarının 2013’ün altında seyrettiğini söyleyen özbey, “2014’te duty free noktalarına yenilerini ekledik. sırf turizm iş kolunda 1 milyon işlemle yüzde 15 bir artış gerçekleştirdik. gelecek sene 50’nci yılımızı kutluyoruz. Faaliyette olduğumuz alanlarda büyümeye devam edeceğiz” dedi.

en fazla BODRUM TERCiH EDiLDi
BU sezon iç pazarda Bodrum’un en çok tercih edilen bölge olduğunu kaydeden özbey, “ikinci sırada çeşme yer aldı. çeşme’yi, Kemer, Belek, Marmaris ve Side takip etti. Karadeniz ve Kapadokya’ya yapılan kültür turları da rağbet gördü. ülke dışında ise Amerika, Uzakdoğu, Hindistan-Nepal, çin benzeri irak destinasyonlar ile italya ve Orta Avrupa sene boyunca maksimum tercih edilen destinasyonlar oldu” diye konuştu.

Türkler gemiyi sevdi
BüYüK kruvaziyer gemilerinin rotalarına girebilmek için limanların bu kapasiteyi karşılayabilecek yapıda olması gerektiğine değinen üstün özbey, “Geçmişte kruvaziyer gemilere rehber gönderecek kadar dahi Türk gitmezken, şimdi Türkçe menüler konulmaya başlandı. sebebi ise bazı gemilerin hemen hemen üçte biri Türkler’den oluşuyor” dedi.